Gözyaşlarının içinden yine.
Acıların gölgesinden.
Ah, 6 Şubat Pazartesi günü Kahramanmaraş ilimiz merkez olmak üzere çevresindeki 9 ili ve Suriye’nin kuzeyini de etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklükteki iki depremin ardından, 9 Şubat Cuma gecesi sunulan resmi verilere göre 18 bine yakın yiten insanımız, 70 binden fazla yaralı canımızla huzurunuzdayız.
En gerçek halimizle, acılar içinde kıvranıyor her bir yanımız, arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Bunca saat sonra tek bir can bile hayatta kalmış olsa bahtiyarız.
Deprem ülkesi olduğumuz bilindiği halde, 99 depremini geçirdiğimiz halde, neden deprem yönetmeliklerine uygun yapılar yapılmadı, eski binaların yanısıra yeni binalar neden yıkılıverdi, deprem evet çok büyüktü hasarsız bina kalması zordu ama neden bazı binalar tuzla buz oldu soruları arasında bir hafta geçiriyoruz ne yazık.
Tüm ülke seferber oldu, bölge insanımıza yardıma koştu. Dünyanın dört bir yanından insanlar, kuruluşlar desteklerini sundu. 50’den fazla ülke profosyonel arama kurtarma ekipleri, doktorlarıyla yanımızda canla başla yer aldı.
Ülkemizin değerli sanatçıları, dernekleri, şirket sahipleri, arama kurtarma ekipleri, gazetecileri, habercileri, aşçıları, kadınları, adamları, gençleri yediden yetmiş yediye herkes elinden geleni yapsa da, gönüllüler bölgeye koşsa da, ilçemizden de dahil, tırlar aralıksız yardım taşısa da, kan bağışları dolup taşsa da, böylesi geniş bir alanda yaşanan acıya ev ev, köy köy maalesef yetişmek kolay olmadı.
Ama değerli emekler hala veriliyor, olağan-üstü bir deprem sonrası toparlanma çabası devam ediyor.
Bölgede kaç bina yıkıldı, kaç bina sağlam kaldı bilinmiyor.
Bilinen bir gerçek var ki, artık vatandaşlar hiçbir binaya güvenle giremiyor.
Sevdiklerini kaybeden insanlarımızın acısı yürekleri dağlıyor.
Belki de senelerce etkisini kaybetmeyecek bir ulusal travmanın içindeyiz.
Acımızın tarifi yok, sabah bıraktığımız yerdeyiz gece olunca.
Karın soğuğun ortasında bugün beşinci gün.
Görünüyor tarihi bir kaleden düşen taşlar gibi gece karası yüzlerimiz tozlar arasında.
Görünüyor saatlerce alın teri dökerek, depremden saatler sonra bile sağ kalan canları yerin altından gün ışığına getirmek isteyen her zerremiz.
Dua ve sabırla. Dayanışma içinde. Onca acıya rağmen dimdik ayakta kalmasını dilediğimiz umudumuzla.
Geçmiş olsun, başın sağolsun güzel ülkem. Tekrarlarını bir daha yaşamaman dileğimle.
