HAYDAN HATIRALARI (01)

Doğduğum ve büyüdüğüm köyde eskiden bu kadar ağaç yoktu, her yer ova ve bataklık. Su yok, elektrik yok, yol yok, doktoru yok öyle bir köy doğduğum köy Zaferler köyü. 5 yaşında hem ilkokula, hem de inek gütmeye başladım.

HAYDAN HATIRALARI (01)
Yazar : Tarih : Okunma : 1.408 views Yorum Yap

7 yaşında tatildeyim, yaz sıcağının hüküm sürdüğü bir ayda Rumi 1327 (1911) Haydan doğumlu. Haydanlı Hallar Sülalesinden Hasan Coşgun’un oğlu, 27 Eylül 1980 Köyceğiz Zaferler köyünde rahmetli olan babam, “Ben gidiyorum” dedi. Kolaklı Nebiler Sülalesinden 24 Kasım 2018 Öğretmenler Günü vefat eden rahmetli anam, babama: “Ne yapmak istiyorsan, nere gitmek istiyorsan git” diye cevap verdi.
Anama, dedim ki:
-Babamla ben de gideceğim.
-Sen de git, dedi anam.
-Hayır, sen kalacaksın, dedi babam.
Rahmetli babam düştü yollara, ben arkada. Arada bir dönüyor, bağırıyor: “Gelme, eve dön…” Arkada anam bağırıyor, “Git, sen de git…” diye.
Arada bir duran babam, taş atıyor: “Gelme” diye. Arkada anam var, hem bağırıyor, hem taş atıyor: “Dönme” diye…
7 yaşında bir çocuk, babamın ayak izinde meçhule giden yollardayım.
Babamı kaybetmeyeceğimi bilsem döner toplardım. Çocuklarıma, “Haydanlı dedenizin attığı taşlar bunlar” diye saygıyla saklardım. Ama yoktu zamanım.
O zamanlar bugünkü gibi değil yollar. Kazma ile kürek ile ve insanların elleri, emekleri, terleri ile yapılmış yollar. Yollar ne duble, ne otoban. Keskin virajlı kıvrım kıvrım uzayan yollar.
Uzun bir yolculuk ardından doğduğum Zaferler köyünden babamın doğduğu, atalarımın yurdu Haydan köyüne geldik. Haydan mezarlığı yanında iki katlı kerpiAç evi vardı babamın. İkinci katta Zübeyde Ana, rahmetli Nazmiye Palaz ve Özgül ablam ile oturmakta.
Haydanlı Metin Göbekli, iyi hatırlıyor o günleri…
İşte o günlerde Kanlı Gölü gördüm, Çıngıllı Gelin hikayelerini dinledim. 2006 yılına kadar aklımda Çıngıraklı Gelin, olarak kalmış. Haydanlı Senarist Yazar Mehmet Uyar hocam, “Çıngıraklı değil, Çıngıllı Gelin” dedi de öyle öğrendim hangi gelin olduğunu.
Ve yine o günlerde babamın komşusu Haydanlı Çakır Hamza amcayı ve hanımını tanıdım. Haydan köyünde bana en yakın ve en iyi davranan bu iki insandı. Onların sofralarında oturdum yemeklerini yedim, ayranlarını içtim. Eve dönüşte yoğurt, peynir verirlerdi. Ben de onlara babamla bir yediğimiz karpuz, kavun kabuklarını verirdim…
Şimdi bu iki güzel insan, öte tarafta!
Kalbimde ve her gün dualarımda.

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

 width=