ELİFLERİN YAŞAMADIĞI KÖY MUSLUGÜME (1)

2004 yılı Nisan ayında Denizli’de akraba ziyaretinde idim. Misafirler vardı ve kendi aralarında sohbetterinde Muslugüme adında bir köyden ve yaşanılan olaylardan konuşuyorlardı. Daha önce hiç Muslugüme adını duymamıştım, merak ettim sordum: “Bu köy nerede?” diye.

ELİFLERİN YAŞAMADIĞI KÖY MUSLUGÜME (1)
Yazar : Tarih : Okunma : 424 views Yorum Yap

Bu dünyada merak edip araştıran insanlar olmasaydı uçak,elektrik, telefon, internet gibi bir çok şeyi bulup üretmek ve dahi insanların hizmetine sunmak mümkün olur muydu?
Yörüklerde Mustafa’ya Muslu diyorlarmış, güme de toplanılan yer anlamında. Dr. Muharrem Bayar hocamın söylediğine göre Muslu’ya Balkanlarda Mestan diyorlarmış.
Merak bu ya, ver elini Muslugüme.
1530 Osmanlı kayıtlarında Muslugüme köyünün eski adı Musacalı. Ve bir de o yıllarda devlete vergi ödeyen Akhasanlı Çiftliği var. Daha sonraki yıllarda Sinekli ve Sandallı gibi Yörük Aşiretlerinin baskıları sonucunda Musacalı Türkmenler terk ediyor yurtlarını, köylerini.
1600 sonu, 1700 başlarında bu köye Erzurum tarafından gelen Karakeçili Yörük Aşiretinin 12 alt boyundan Poyrazlı ve Özbekli Yörükleri yerleşiyor. Çoğunun adı Mustafa. Bu köyün dağının iki ucunda iki kadın mezarı olduğu söyleniyor. Birinin adı Habbe Mezarlığı, diğerinin adı Kız Mezarlığı. Dağa çıkan eşkıyaların önce hizmet ettirip daha sonra öldürdükleri iki kadından birinin adı, Habibe.
23 Eylül 1949 yılında dünyaya gelen Elif, 3 Eylül 1964 tarihinde daha 15 yaşında iken kocası Poyrazlı Yörüklerinden Veli tarafından öldürülüyor. Bu köyde öyle bir araştırma yaptım ki, hangi mezarda kim yatıyor, o kadar biliyorum. Bilgi sahibi olup da dinlemediğim kimse kalmadı. Yüz yüze konuşamadıklarımı telefon ile ulaştım, onlar anlattı ben dinledim. Yaptığım araştırmalar sonucu Manaylardan Poyrazlı Veli, bırak insan öldürmeyi bir karıncayı bile incitmeyecek kadar hassas ruhlu, duygusal, içine kapanık ve uysal biri.
İyi de böyle bir insan nasıl olurdu da Elif’i öldürebilirdi?
Elif özgür ruhlu sözünü dudaktan, gözünü budaktan sakınmayan bir yapıya sahip. Kocası Veli’ye de açıkça söylüyor, “Seni sevmiyorum” diyor ve evi terk ediyor. Bazı yaşlı kadınlar Veli’ye: “Sen erkek değil misin, git karını eve getir” diye baskı yapıyorlar. Veli bir af sonu elinde tüfek tütün tarlasında gördüğü Elif’e eve dönmesi için yalvarıyor. “Gel eve dön, sen ne istersen yapmaya razıyım. Neyi nasıl istersen her şey öyle olsun.” Veli’yi gören Elif, “Yaklaşma” diye bağırıyor ve bir de eteğine topladığı taşlardan atmaya başlıyor. Üzerine gelen taşlardan sakınmaya çalışırken tüfek patlıyor, Elif ölüyor.
Ve o köyde bir daha Elifler yaşamıyor…
Adnan Doğan – Köyceğiz

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

Bunlarda İlginizi Çekebilir

 width=