Aileler ve çocukları için çoğu hafif düşmeler, spor kazaları ve çocukça yaramazlıklar sonucu oluşan diş kırılmaları, dişin yer değiştirmesi veya dişin yerinden çıkması oldukça üzücüdür. Diş travmaları; çocukluk çağında görülebilen önemli sağlık problemlerindendir. Diş travmaları, yeni yürümeye başlayan 1-3 yaş ve okul çağı dönemi olan 7-10 yaş arasındaki çocuklarda daha fazla görülmektedir. Bu travmalardan en çok etkilenen dişler üst ön-kesici dişlerdir. Çocuklarda diş travmaları ve diş yaralanmaları çocuk için ağrılı, anne ve babalar için acil bir durum oluşmaktadır. Zaman kaybedilmemesi gerekir. En fazla ön dişler etkilendiği için ağrı ve rahatsızlığa ek olarak görüntü problemi de ortaya çıkmaktadır.

Aileler bazen çocuklarının süt dişlerindeki renkleşmeden şikayetçi olabilirler ya da renkleşmeyi fark etmeyebilirler. Süt dişlerindeki renkleşmeler sarsılma ya da yerinden oynama gibi hafif yaralanmalar nedeniyle yaklaşık 2 ay sonra oluşabilir. Renkleşmiş süt dişlerinde tedavi uygulamadan izlemek en iyisidir.

Genellikle yeni yürümeye başlayan çocukların başına gelse de 9 ve 10 yaş civarında ve özellikle de erkek çocuklarda daha sık rastlanmaktadır. Çocuklarda süt dişi yaralanmalarında dişi çevreleyen dokuların esnekliğinin fazla olması ve süt dişlerinin kök boyların kısa olması nedeniyle hasar dişten daha fazla çevre dokularda olmaktadır. En çok dikkate alınacak olan durum süt dişlerin kökleri altındaki daimi diş tomurcuklarıdır. Bu nedenle süt dişi yaralanmalarında ne yazık ki genellikle dişin çekimi gerekmektedir.

Ancak çekimi yapılsa bile özellikle gömülme veya yerinden çıkma durumlarında alttaki daimi diş tomurcuğu zarar görmüştür bile. Bu dönemde bu dişlerde kalsifikasyon dediğimiz madde yapımı devam ettiğinden travma neticesinde bu gelişimin zarar görmesi ile daimi dişlerin o bölgesinde gelişim defektleri ortaya çıkabilmektedir. Daimi dişlerde sıklıkla görülen renkleşme ve yapı bozukluklarının en önemli nedenlerinden biri süt dişlerinde meydana gelen travmalardır.

ÇOCUKLARDA DİŞ TRAVMALARI SONRASI YAPILMASI GEREKENLER

Çocuklarda diş travmaları sonrası, öncelikle hava yolu açıklığı sağlanmalı ve tehlikeli kanamalar kontrol altına alınmalıdır. Diş yaralanmaları sonucu sadece sert dokularda zarar meydana gelmeyebilir. Bunların yanında yumuşak dokuları ilgilendiren yırtılmalar, sıyrıklar, kopmalarda görülebilir. Travmanın şiddetine bağlı olarak ailenin ve çocuğun huzursuzluğu da tedavi yaklaşımını etkilemektedir.

Travma sonrası sorduğumuz ilk sorular kazanın ne zaman, nerede ve nasıl olduğudur. Hastanın hekime başvurma süresi yapılacak tedavi seçimini etkilemektedir. Kazanın nerede olduğu sorusu açık yara ile ortam ilişkisini anlamak açısından önemlidir. Açık alanlarda ve tozlu ortamda meydana gelen kazalarda tetanoz profilaksisi yapılmalıdır. Özellikle tetanoz aşısı konusunda bilgi alınır. Aşı koruyuculuğu 10 yıl olsa da son 5 yıl içinde aşı yapılmamışsa, aşılandırma önerilebilir. Bu sorulardan sonra muayene olarak dişler ve diş etleri değerlendirilir.

Devam edecek…