Mevaliden doğan çocuk veliaht olamıyordu. Arap tarihinde, Mevali denildiği zaman akla Türkler geliyor.

Türkler, İslamiyet dünyaya indiği 612 yılından, üç asır sonra, 934 yılında Müslüman olmuşlardı.

Araplara göre, sonradan Müslüman olunamazdı. Müslümanlık Araplara inmiş bir din idi.

Emevi döneminde başlayan, İslam’daki ayrıcalığa ilk karşı çıkan Hanefi Mezhebinin kurucusu Ebu Hanife (699-767) olmuştur. Büyük İmam diye tanımlanan Ebu Hanife, mevali geleneğine karşı çıkması yüzünden, Arapların hışmına uğramıştır.

Sonradan Müslüman olan Türklerin Hanefi Mezhebini seçmeleri tesadüfî değildir.

Abbasiler de, Emevilerin katı tutumlarını terketseler de aynı geleneği devam ettirdiler.

Bağdattaki Abbasi Halifesi, kendini kurtaran Selçuklu Sultanı Tuğrul Beye kızını vermedi.

Gerekçe, Tuğrul Bey’in Türk olması ve Mevali sayılmasıydı.

Mevaliden Halife olamazdı. Mevali’nin iktidarına karşı gelmek, İslama karşı çıkmak anlamına gelmezdi. Bu anlayış, Arapların Türklere karşı isyan etmelerine yeterli gelmiştir.

Tarihin hiç bir döneminde, Araplar, Türklerin İslami liderliğini ve egemenliğini tanımadılar.

Osmanlıya isyan eden Arapların başındaki isyancı Şerif Hüseyin İstanbul doğumluydu.

Sultan II. Abdülhamit Han tarafından Haşimi soyundan geldiği için Mekke şerifi olarak Arabistan’a gönderildi. Bu dönemde oğlu Abdullah aracılığıyla İngiltere ile yakın ilişkiler kurarak Araplar’ı Osmanlı Devleti aleyhinde kışkırttı.

Şerif Hüseyin’e göre, Türkler Mevali idi. Mevaliden Halife olamazdı. Bu nedenle İlk fırsatta Türklere karşı isyan ettiler. Hilafeti temsil eden Osmanlıya karşı, İngilizlerle beraber savaşan Arap isyancılar binlerce Mehmetçiğimizin vahşice kanını akıttılar. Osmanlıyı sırtından vurdular.

Bu anlayışın gerisinde hep MEVALİ geleneği yatıyordu.

2020 yılı Mart ayında Suudi Müftüsü ”Türkler mevalidir, İslamı temsil edemezler” diye fetva verdi. Zira Arap kültürüne göre, Mevali’nin iktidarı meşru sayılmıyor.

Türklere karşı Suudilerin, Yunan tarafını tutması Kıbrıslı rumlarave Pkk’ya para yardımı yapmasının gerisinde Mevali anlayışı yatıyor. Tarihin hiç bir döneminde Araplar(yöneticiler), Türkleri kendileri ile eşit Müslüman saymadılar.

Bazı Türkler ise ısrarla tüm bunlara rağmen Kutsal dinimiz İslamiyeti, Arapçılıkolarak anlamaları, arap seviciliğine, ümmetcilik adını verdiği ama arapların bile güldüğü anlayışa devam ediyoruz.

Siz görmezden gelseniz de TÜRK KANI taşıyorsunuz.

“Sen Türk olduğunu unutsanda, düşmanın asla unutmaz!’’

Ebulfez Elçibey

(Derleme-Alıntı)