Geçtiğimiz günlerde öğretmen İbrahim Oktugan öğrencisi tarafından okulda öldürülmüştü. Olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bugün bazı öğretmenler tüm Türkiye'de iş bıraktı. Denizli’de Eğitim Sen Sendikasına bağlı öğretmenlerde can güvenliğimiz tehlikede diyerek basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirdi.  

Yapılan basın açıklamasında “Kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula gitmek istemiyoruz” diyen öğretmenler adına basın metnini Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir okudu.  

Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir basın açıklamasın da, “Millî Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın söylem ve yaklaşımları ile Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden emeğimizi değersizleştirdiği, mesleğimizi itibarsızlaştırdığı koşullarda, savaşlarda bile hedef alınmayan eğitim emekçileri okullarda şiddetin hedefi olmaya devam etmektedir. Önceki gün ömrünün büyük bölümünü öğrencilerine adamış olan bir meslektaşımızı hayattan ve öğrencilerinden koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci oluşu ne de failin uyruğu ile ilgilidir.  

Bugüne kadar eğitimden sorumlu olanların eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının bir sopaya dönüştürülmesi, eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.  

Bu ülkede geride bıraktığımız haftada bir öğretmen öldürüldü! Söz bitti! Söz konusu cinayetin tek bir faili olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, her fırsatta tehdit ederek hedef haline getiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. "Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür."  

Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur” dedi.  

“Kaç Emekçinin Can Vermesi Gerekiyor?” 

Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir öğretmenler adına Milli Eğitim Bakanlığına şu soruları yöneltti; Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin can vermesi gerekiyor? İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır.  Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz?  Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Her suç gibi bu suçun da azmettiricileri olduğunu biliyor ve onları çok iyi tanıyoruz. 

-Defalarca yaşadığımız cinayetler gibi bu son cinayetin de azmettiricileri;  öğretmenler çalışmıyor gibi yanlış bir algıyı toplumda yaymaya çalışanlardır.  

- Bizleri bugün okullarımızda açık hedef haline getirenler;  liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlar, her fırsatta bizleri aşağılamaya çalışan mülki amirlerdir. Öğretmenliğin aynı zamanda bir uzmanlık mesleği olduğunu görmezden gelenlerdir. Okullarda şiddeti körükleyenler; eğitime dair eleştiri ve önerilerimize kulak tıkayanlardır. 

- Bizleri hedef haline getirenler; her fırsatta emeğimizi küçümseyenler, mesleğimizi itibarsızlaştıranlardır.  

Bugün eğitim emekçilerinin canlarından endişe ederek okula gidiyor olması işte bunların eseridir. Bunun için atılması gereken ilk adım bu zihniyetin kökten değişmesidir. Bir an önce eğitimde şiddet yasası çıkarılmalıdır”  

“Toplumun Vicdanı Rahatlatılmalıdır” 

Eylem planı hazırlanmalı diyen Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, “Eğitim kurumlarının tümünde alınması gereken somut önlemleri gösteren bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler toplumun vicdanını rahatlatacak ve caydırıcı olacak şekilde cezalandırılmalıdır. Özel ya da devlet okulu fark etmeksizin, derhal tüm okulların güvenliği sağlanmalıdır. Ahlak bekçiliğine soyunan RTÜK toplumsal şiddeti başlıca gündemi haline getirmeli, mafya ve suç temalı TV yapımlarını denetlemelidir. Gereksiz ve zararlı içeriklerle doldurulan müfredat yerine şiddetin çağdışı ve yanlış olduğunu öğreten, toplumsal yaşam dersleri içeren öğretim programları hazırlanmalıdır. Kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula gitmek istemiyoruz.Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! 

Laiklik ve Bilim Karşıtı Müfredatı Reddediyoruz Diyerek Yürüdüler Laiklik ve Bilim Karşıtı Müfredatı Reddediyoruz Diyerek Yürüdüler

Eğitim emekçilerine yönelik şiddet konusunda Eğitim Sen olarak tüm demokratik kamuoyunu birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. İbrahim Oktugan öğretmenimizin ailesi başta olmak üzere tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyor, okullarda yaşanan şiddetin sona ermesini ve can güvenliğimizin sağlanmasını talep ediyoruz” dedi.  

Muhabir: Aslıhan Kılıçelli