Programda farklı medeniyetlerin bir arada şekillendirdiği şehirlerin tarihî dokusu, dinî yapıları ve günlük yaşam kültürü ele alındı.

Kültür ve tarih açısından önemli bir geçmişe sahip olan Selanik’te gerçekleştirilen ziyaretlerin ilk duraklarından biri, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ev oldu. Atatürk’ün çocukluk yıllarının geçtiği evde yapılan incelemelerde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun hayatına dair tarihî izler yeniden hatırlandı. Selanik’in Türkiye açısından taşıdığı özel anlam, ziyaretin en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu.

Whatsapp Image 2026 11 05 At 17.45.15 (1)

Bizans döneminden günümüze ulaşan mimari eser

Program kapsamında Selanik’in önemli dinî yapılarından Aziz Dimitrios Kilisesi de ziyaret edildi. Şehrin tarihî kimliğinde önemli bir yere sahip olan kilise, mimarisi ve geçmişiyle dikkat çekti. Kilisede yapılan incelemelerde Bizans döneminden günümüze ulaşan mimari özellikler ve dinî kültürün şehir üzerindeki etkileri görüldü.

Whatsapp Image 2026 11 05 At 17.45.15

Çivril'e bu yolu reva görüyorlar! Çivril sahipsiz mi?
Çivril'e bu yolu reva görüyorlar! Çivril sahipsiz mi?
İçeriği Görüntüle

Yüzyıllardır farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı

Selanik’in yanı sıra Kavala ve İskeçe’de de tarihî ve kültürel incelemeler gerçekleştirildi. Şehirlerin sokaklarında, meydanlarında ve tarihî yapılarında Osmanlı, Bizans ve Yunan kültürlerinin izleri dikkat çekti. Özellikle eski yerleşim alanları, geleneksel mimari ve ibadethaneler, bölgenin yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ortaya koydu.

Ziyaretlerde yalnızca tarihî yapılar değil, bölge halkının yaşam biçimi, gelenekleri ve kültürel alışkanlıkları da incelendi. Aynı coğrafyada farklı inançların, dillerin ve geleneklerin nasıl bir kültürel çeşitlilik oluşturduğu gözlemlendi. Geçmişte yaşanan tarihî olayların şehirlerin bugünkü kimliğine etkileri de programın öne çıkan konuları arasında yer aldı.

Batı Trakya ve Balkanlar'ın kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı sunan program, bölgenin ortak tarihini farklı yönleriyle görme imkânı sağladı. Selanik, Kavala ve İskeçe’de gerçekleştirilen ziyaretler, Balkan coğrafyasının yalnızca tarih kitaplarında anlatılan olaylardan ibaret olmadığını, geçmişin izlerinin bugün de şehirlerin mimarisinde, geleneklerinde ve günlük yaşamında varlığını sürdürdüğünü bir kez daha gösterdi.

Kültürel inceleme programı, farklı toplumların tarihine ve yaşam biçimlerine yakından bakarken kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini de ortaya koydu.