AH NEREDE O ESKİ BASMALAR?

Ülkemizdeki önemli kuyumcu şirketlerinin kurulmasına ön ayak olan insanların okullar yaptırdığı bir memleket olarak ilçemiz nasıl daha fazla gelişebilir, buna kafa yoruyorum çok eskiden beri.

AH NEREDE O ESKİ BASMALAR?
Yazar : Tarih : Okunma : 111 views Yorum Yap

Ülkemizdeki önemli kuyumcu şirketlerinin kurulmasına ön ayak olan insanların okullar yaptırdığı bir memleket olarak ilçemiz nasıl daha fazla gelişebilir, buna kafa yoruyorum çok eskiden beri.

Altın alış satışlarının fazlalığından olsa gerek, ilçemizin ortasından geçen cadde boyunca her üç dükkandan birinin kuyumcu olmasına şaşarak hâlâ…

Öyle ya, hem ilçemiz insanı, hem de ülkemiz altına büyük yatırım yapıyor.

Misal, ancak gelişmiş ülkelerin gösterdiği bir davranışla, gelişmekte olan ülkemiz, 2010’ların başında yaptığı gibi bu sene de tonlarca altın satın alarak altın stoğunu arttırdı.

Altın insandır oysa diyorum içimden.

Hep öyle kalacak. İşlendikçe değerlenecek.

Altın stoklarımızı arttırırken insanların da yaşam şartlarını geliştirebiliyorsak o an gerçekten gelişmiş olmaz mıyız?

Üreterek, önemli fabrikalar kurarak yapabiliriz bunu ancak.

Avrupa ülkelerinden gelerek ilçemizde meyve suyu fabrikası kuran yabancıları görünce özellikle emin oluyorum bu düşüncemden.

Çivril sokaklarında bunları düşünerek yürürken bir yandan da şuan tarlaları hazırlamış ve ekinleri ekmek için yağmurun yağmasını bekleyen insanlarla sohbet ediyorum.

Yazın tarlalarda çalışacak insan bulamadıklarından yakınıyorlar.

İlçemiz gençlerinin eskisi kadar çalışmadıklarından dem vuruyorlar.

Bu konu, 2022’nin sonbaharında perşembe pazarında eski basmalardan aramak için dolaşırken, beni eski Nazilli-Sümer Bank basmalarına alıp götürüyor.

Üretimle gülen insanların ve işleyen makinelerin ışıldadığı zamanlara…

Düşen sonbahar yapraklarını seyrederken şunlar geçiyor içimden:

Kalmadı ve belki gelmeyecek bir daha

Sümerbank kumaşları gibi.

Allı morlu kadifeler basmalar

Çiçeklerle her bir yanı bezeli

Kaliteli üretim ezberlerinin modası bitti.

Makinelerin atlılar misâli

Aynı anda dikiş dikmesi geçti.

Atatürk’ün altın anahtarla açıp girdiği

Ve makinelerin gürültüsünü

adeta bir musikiye benzettiği zamanlar eskidi.

O basmaları satanlar, dikenler, kullananlar sustu.

Koca bir desensizlik içinde kapandı toplar

Güneş değen yerleri solmaya meyilli.

Sanki eski kumaşlara rengarenk nakışları işleyen makineler toptan isyan etti…

Özetle eski basmalardan eser kalmamış şimdi.

Altınlar iyi hoş da, üretim de artsa keşke…

Ülkemiz altın alırken, altın değerinde fabrikaları ülkemizin her köşesinde yeniden açmak için kolları sıvamalı.

Esenlikler dilerim.

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

İlk yorumu siz yazın

 width=