Çivril’de yaşayan Özkan çifti, evlerinin bir bölümünü adeta bir sanat atölyesine çevirdi. Pandemi döneminde hobi olarak başladıkları su kabağı işlemeciliğini zamanla geliştiren Emine Özcan Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni Refika Özkan ve eşi, su kabaklarını sedef kakma, ahşap oyma, yakma ve taş süsleme teknikleriyle benzersiz aksesuarlara ve hediyelik eşyalara dönüştürüyor.

Tedarikçilerden temin ettikleri su kabaklarını öncelikle titiz bir zımpara ve temizleme sürecinden geçirdiklerini belirten Özkan çifti, bir eserin ortaya çıkış sürecini ve işin inceliklerini şu sözlerle aktardı: "Rengarenk bir kabak lambası elde etmek, üzerindeki süsleme ve boyama detaylarına bağlı olarak yaklaşık 5 günümüzü alıyor. Taş süslemeli modellerin yanı sıra delerek desen verdiğimiz veya yakma yöntemiyle biçimlendirdiğimiz eserlerimiz mevcut. Lamba olarak tasarlanan ürünler ile dekoratif objelerin işçilik süreçleri tamamen farklılık gösteriyor."

Babasından Kalan Bakkalı Müzeye Dönüştürdü
Babasından Kalan Bakkalı Müzeye Dönüştürdü
İçeriği Görüntüle

"Tek Bir Yanlış Müdahale Kabağı Çatlatabiliyor"

Su kabağının son derece hassas bir dokuya sahip olduğuna dikkat çeken Refika Özkan, delme ve oyma aşamalarında yüksek düzeyde dikkat gerektiğini vurgulayarak, "Yanlış bir noktadan delmek ya da gereğinden fazla baskı uygulamak kabağın anında çatlamasına yol açıyor. Bu nedenle oyma ve delme işlemleri büyük bir hassasiyet ve sabır istiyor," dedi.

Tamamen kişiye özel ve talebe dayalı üretim yaptıklarını ifade eden Özkan, doğallığı ve estetiği bir arada sunan bu ürünlerin yoğun ilgi gördüğünü belirtti. Su kabağının üzerine portre yakma, özel boyama ve motif işleme gibi birçok farklı teknik uygulayabildiklerini dile getiren çift, su kabağının son yılların en estetik ve anlamlı hediyelik eşyalarından biri haline geldiğini kaydetti.