BİZANS DÖNEMİNDEKİ TARİHSEL YAYINLAR NİYE GÖRMEZDEN GELİNİYOR?

Myriokephalon Savaşı’nın nerede gerçekleştiğiyle ilgili araştırmaların ilk ne zaman başladığı önemli konular arasında. Bu savaşın yerinin ilk bilimsel tespiti W. M. Ramsay tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu konudaki çalışmalarını yürütmek üzere trenle Dinar’a gelmiş ve Homa yakınlarındaki Düzbel Geçidi’ni görerek, burasının Myriokephalon Savaşı’nın yeri olabileceği tespitinde bulunmuştur. Ancak coğrafyacı W. Tomaschek’in uyarısı ile bu görüşünden vaz geçmiştir. Keşke vaz geçmeyip Niketas Khoniates’in ilgili yayınlarındaki tarihsel bilgilerle kanıtlama yoluna gitseydi.

BİZANS DÖNEMİNDEKİ TARİHSEL YAYINLAR NİYE GÖRMEZDEN GELİNİYOR?
Yazar : Tarih : Okunma : 2.334 views Yorum Yap

Burada önemli olan, bu konudaki ilk bilimsel tespitin Düzbel Geçidi olmasıdır. Son yıllardaki gelişmelerle ibrenin bu geçide doğru dönmesi boşuna değildir. Çünkü her yıl bu geçitle ilgili yeni gelişmelerin olduğu görülmektedir. Bunlardan en önemlisi, Düzbel Geçidi’nin Kızılören ilçesi bölümündeki vadinin her iki yanında Selçuklulara ait olması muhtemel istihkâm kalıntıları görülmesidir. Kimileri bu kalıntılara mezar kalıntısı dese de istihkâm kalıntıları olması kuvvetle ihtimaldir. Kesin olarak kanıtlandığında da, bu buluntuların bu savaşın Düzbel Geçidi’nde gerçekleştiğine güçlü bir kanıt teşkil edeceği bellidir.
Deminde dediğim gibi ilk bilimsel tespitin Düzbel Geçidi olması boşuna değildir. Beklentilerimiz o yöndedir ki, son bilimsel tespit de Düzbel Geçidi olacaktır. Ancak kimi araştırmacı ve akademisyenlerin direnç göstermesiyle bu süreç ne yazık ki biraz daha uzayacak gibi görünüyor. Güya savaş yeriyle ilgili en kuvvetli görüş Kûfi Çayı görüşü imiş! Peki, bu köşeden de çok sordum, Bizans ordusunun Khoma (Homa)’dan sonra batıya yönelip Eumeneia’ya geldiği hangi tarihsel yayında var? Duymazdan gelme yerine, açık yüreklilikle bunu belirtseniz ve biz de bu tarihsel yayının hangisi olduğunu öğrensek?
Elimizde, Bizans döneminde yaşamış ve yazdıkları eserleri günümüze kadar gelmiş olan iki Bizans saray görevlisi ve tarihçi var. Bu tarihçiler Honazlı Niketas Khoniates ve Ioannes Kinnamos. Bir de Myriokephalon Savaşı’ndan sonra Bizans imparatoru Manuel’in İngiltere kralı II. Henry Plantegenet’e yazdığı mektup var. Bu üç yazılı kaynaktan konuyla ilgili bilgiler ediniliyor. Ancak özellikle kimi araştırmacı ve akademisyenlerin bu tarihi yayınlarda yazılanları çeşitli bahanelerle görmezden geldiği görülüyor. Bir de yapılan eleştirilere kulak tıkıyor ve duymazdan gelip cevap vermeme yolunu seçiyorlar. Bu tavrı çoğu zaman tekrar ettikleriyle ilgili bir örnek de geçen haftaki yazım. Bu yazımda da Kûfi Çayı Boğazı görüşünü savunanlara sorular yöneltmiştim. Ancak tahmin ettiğim gibi yine ses çıkmadı. Acaba verilecek cevapları mı yok? O halde, “Miryokefalon Savaşı Kûfi Geçidinde olmuştur” dememeleri gerekiyor.
Bu yayınları hiçbirinde savaşın gerçekleştiği geçidin o dönemdeki adı açıkça geçmiyor, geçiyorsa bile günümüzde lokalizasyonu tam olarak yapılabilmiş değil. Bu tarihsel yayınların Türkçeye tercümesinde yanlışların olduğu söyleniyor. Olabilir, bu yanlışlar giderilebilir. Birkaç yanlış anlamaya yol açan cümleler var diye dönemin yazılı kaynakları yok sayılamaz. Aslında asıl amaç belli, bu yayınların olması gerektiği biçimde incelenmesiyle konuyla ilgili kendi görüşleri zayıflayacak ve iyice tutarsız hale gelecek.
Myriokephalon Savaşı’nın yerini arama çalışmalarında bu yazılı kaynaklardan Niketas’ın “Historia” sı çok önemli. Bu savaş öncesinde ve sonrasında Bizans ordusunun geçtiği yollar hakkında kesin bilgiler var. Bu bilgilere göre Bizans ordusu Kelainai (Dinar)’ye geliyor ve buradan Khoma (Homa- Gümüşsü)’ya geçip, yakınlarındaki geçide giriyor. Yıkık Myriokephalon kalesi geçildikten sonra Tzibritze adı verilen geçit içindeki bölgeye geliniyor ve savaş geçidin dar yerinde başlıyor.
Şimdi bu bilgilerden yola çıkarak, Bizans ordusunun Kelainai’den, yani günümüzdeki coğrafi yer tanımlamasına göre Dinar’ın doğusuna hareket etmediği görülüyor. Dinar’ın doğusunda kalan Uluborlu, Karamıkbeli, Sultan dağları, Gelendost, Kumdanlı, Yenice köprüsü, Konya gibi yerlere hareket etmediği de görülüyor. Bunun tek cevabı, Niketas Khoniates’in verdiği tarihsel bilgilere göre Bizans ordusunun Dinar’ın doğusuna geçmediğidir. Yukarıda saydığım yerler, kendi bölgelerinde bu savaşın gerçekleştiğini savunmadan önce Bizans tarihçisinin anlattıklarının doğru olmadığını kanıtlamalılar. Bizans ordusu beş günlük yol gitmiş ve Konya Bağırsak Boğazı’na gelmiş. Sormak gerekir, hangi beş günlük yol? Sonra, tarihsel yayınlarda adı geçen coğrafi yerleri oraya buraya taşıma çabası niye? Adı geçen Homa, o yıllarda Bizans topraklarında değil miydi? Konya yakınlarında gösterilen Homa’lar (Büyük Esence, Küçük Esence) yine o yıllarda Türk topraklarında olduğuna göre, Niketas Khoniates’in sözünü ettiği Khoma olması mümkün mü?
Bizans ordusu Homa’ya gelip oradan geçide giriyor. Homa’dan sonra batıya ilerlediği gibi bir durum da söz konusu değil. Denilen, “Buradan bir konak öteye gelindiği”. Bir konak öteye gelinip Eumeneia’ya ulaşılmış. Peki, hangi tarihsel yayında bu bilgiler var? Niketas, Khonai (Honaz)’li olduğuna göre bu coğrafyayı iyi biliyordu, yani ordunun geldiği ve savaş yenilgisi sonunda geri döndüğü yerleri bilmiyor olamaz. İki gün yöreleri gezmekle de bir karara varılması mümkün değil.

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

 width=