Ekonomi yazarı Necmettin Batırel, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini artırma çabalarının doların sert bir düşüş yaşayacağı anlamına geldiğini belirtti. Brüt rezervlerin 134.4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Batırel, yabancı yatırımcıların carry trade stratejileriyle Türkiye'ye döviz getirip Türk tahvillerine yatırım yaptığını söyledi. Türkiye’nin gri listeden çıkarılması ve kredi notunun yükseltilmesi gibi olumlu gelişmelerin yabancı fon girişlerini artıracağını belirten Batırel, bu durumun dolarda düşüşe yol açacağını öngördü. Ayrıca, ilerleyen dönemde doların 15 lira veya 20 lira seviyelerine kadar çıkabileceğini belirterek, şirketlerin ve ihracatçıların bu duruma hazırlıklı olmaları gerektiğini söyledi.
 

Ayrıca, Türkiye'nin gri listeden çıkarılması ve kredi notunun yükseltilmesi gibi olumlu gelişmelerin yabancı fon girişlerini artırabileceğini de vurguladı.

Ancak Batırel, doların ilerleyen dönemlerde 15 lira veya 20 liraya kadar yükselebileceğini tahmin ederek, doların seyrinde olası bir yangını öngördü. Bu durumun ihracatçıları ve Türk şirketlerini döviz kurlarındaki potansiyel artışlara karşı hazırlıklı olmaya teşvik ettiğini belirtti.

Özellikle Türk şirketlerinin dövizle borçlanma eğiliminin artması durumunda, doların yüksek seviyelerde seyretmesinin maliyetlerini azaltabileceğine dikkat çekti.

Necmettin Batırel "Alma TL'nin ahını çıkar deste deste" başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:

“Merkez Bankası para ve kur politikalarını desteklemek, piyasalara güven vermek, Hükümetin döviz cinsi üzerinden iç ve dış borçlarını servis etmek, dış şoklara karşı güvence sağlamak amacıyla döviz biriktirir.

Mehmet Şimşek’ten Asgari Ücret Açıklaması “Düşük Değil” Mehmet Şimşek’ten Asgari Ücret Açıklaması “Düşük Değil”

Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin bir kısmı TL ödeyerek satın aldığı (kendi varlıkları) dövizlerdir. Diğer bir kısmı ise başkalarına ait (kredi olarak veya emanet olarak bankaya verilen), ancak Merkez Bankası’nın serbestçe kullanabileceği döviz varlıklarıdır. Bankanın toplam döviz varlıklarından döviz borçları çıkarıldığında kalan miktar, Merkez Bankası’nın Net Döviz Rezervi olarak adlandırılır.

10 Mayıs haftasında brüt rezervler, 7.5 milyar dolarlık bir artışla 134.4 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde net rezervler ise 9.8 milyar dolarlık rekor bir artışla 30.9 milyar dolara çıktı. Türkiye’nin aylık ortalama ithalatı 20 milyar dolar olarak kabul edilirse, brüt rezervlerimiz ülkenin yaklaşık 7 aylık ithalatını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Rezervlerin artışı, dostlara güven verirken düşmanları da caydırıcı bir etki yaratıyor.

Yabancı yatırımcılar, carry trade stratejilerini hızlandırarak devam ettiriyor. Bu strateji kapsamında doları Türk lirasına çevirip Türk tahvillerine yatırım yapıyorlar. Geçen hafta yabancıların Türk bankalarıyla yaptığı swap (döviz-TL takası) miktarı 4,6 milyar dolar artarak yükseldi.

Son yedi haftada ise swap miktarı toplamda 13,6 milyar dolarlık bir artış gösterdi. ABD doları cinsinden borçlanıp Türk lirası varlıklara yatırım yapmak, önemli avantajlar sağlıyor. Ortodoks ekonomi politikalarının devamı ve enflasyonda düşüş trendinin başlamasıyla birlikte, bu sürecin henüz başında olduğumuzu belirtmek mümkün.

Yakın zamanda fon girişlerinde büyük bir artış yaşanması bekleniyor. Geçen hafta yabancı yatırımcılar, Türk tahvillerinde rekor düzeyde 2,83 milyar dolarlık net alım gerçekleştirdiler. Kur korumalı mevduatlarda ise büyük çözülmeler gözlemleniyor; 3-10 Mayıs tarihleri arasında 36,4 milyar dolar azalarak 2,2 trilyon liranın altına indi.

Son sekiz ayda Türk lirası mevduatının payı yaklaşık yüzde 32'den yüzde 44'e yükselirken, kur korumalı mevduatların payı ise yüzde 26'dan yüzde 14'e geriledi. Kur korumalı mevduatlarda rekor seviyeye ulaşan 3,4 trilyon TL'yi aşan yüksek bir seviye görülmüştü.

Ülke içindeki yerli yatırımcılar panik halinde. Geçen hafta 3.2 milyar dolarlık satış gerçekleştirerek toplam mevduatları 172.6 milyar dolara geriledi. Şimdi size doları gömecek bir gelişmeyi anlatıyorum.

Türkiye'nin 28 Haziran'da gri listeden çıkarılması ve 19 Temmuz'da Moody's'in kredi notumuzu artırmasıyla yabancı fon girişlerinde beklenen artışı bir kenara bırakın, Merkez Bankası'nın brüt rezervleri 150 milyar dolara ulaştıktan sonra piyasadan döviz alımını durdurması bekleniyor.

Doların 15 lira mı olacağı, yoksa 20 lira mı olacağı o zaman belli olacak, dövizdeki yangını göreceğiz. İhracatçılar bu gelişmeye karşı kendilerini şimdiden güvence altına aldı. Türk şirketleri, Türk lirasının değer kazanması karşısında rekor seviyede dövizle borçlandı. Şirketlerin tahvil ihraçları ilk 4 ayda 10 milyar doların üzerine çıktı ve yıllık artış 140.6 milyar doları buldu. Fon girişlerinin artmasıyla birlikte kur riski ortadan kalktığı için dövizle borçlanma cazibesini artırıyor.

Zira kurlardaki artışın enflasyonun gerisinde kalacağı düşünüldüğünde, şu anda dövizle borçlanmanın maliyeti ticari kredi faizlerinden çok daha düşük. Son söz: Alma TL'nin ahını çıkar, deste deste”

Kaynak: HABER MERKEZİ