YÖNETME SANATI (01)

Günümüzde insanları ve dünyayı yönetmek her kula nasip olmayan ayrıcalıklı bir sanattır. Adına ister sistem, isterseniz düzen deyin birileri çıkmış ortaya kapitalist ve komünist, sosyalist gibi sistemler atmış.

YÖNETME SANATI (01)
Yazar : Tarih : Okunma : 828 views Yorum Yap

Bir de bizde Amerika’nın, “Bizim Çocuklar” dediği 12 Eylül Darbecileri gelinceye kadar “Karma Ekonomi” denilen bazen gerektiğinde piyasaya müdahale edebilen bir düzen vardı. Darbeciler ve işbirlikçi rahmetli Özal ile birlikte “Serbest Piyasa Ekonomisi” denilen yeni bir kapitalist düzene geçildi.

Bu konular tartışılır da ben uzmanlarına bırakıyorum.

Bizdeki düzene kapitalist desem değil, sosyalist desem o, hiç değil.

Nasıl bir düzense anlaşılır gibi değil.

Amacım dünyayı ve insanları yönetmek değil, böyle bir niyetim yok. Gördüğüm ve yaşadığım arıza ve aksaklıkları yazmaya çalışıyor, kendi düşüncelerimi yazıyorum. Ola ki birileri istifade eder, kim bilir belki de uygulamaya geçer diye.

Deveye sormuşlar, “Boynun niye eğri?” diye, deve de: “Nerem doğru ki” diye cevap vermiş. Bazıları da diyor ki: “Balık baştan kokar.” Belki mecazi anlamda söylüyorlar ama konunun uzmanı hiç kimse çıkıp da demiyor, “Balık kuyruktan kokar.” İnsanlar da öyle. Başlardan önce, ayaklar başlar kokmaya… Gördüğüm ve yaşadığım o kadar çok arıza var ki, birkaçını yazmayı istiyorum.

Benim yakın çevremde biri karısını ikna ediyor, “Boşanalım, sen ölmüş babanın emekli maaşını al, daha rahat yaşayalım” diyor. Aradan bir zaman geçiyor sigorta durumu tespit ediyor ve cezası ya da birikmiş faizi ile birlikte geri istiyor. Kadın ayrı bir eve taşınıyor, babasının maaşından dul maaşı almaya devam ediyor ve kocasını bu kez gerçek anlamda boşamış oluyor. Acı ama gerçek bu, ülkemizde uyanık geçinen yasaların boşluğundan istifade eden düzenbazlar çok fazla. Allah devletimize zeval vermesin. Nene Hatun’unun da dediği gibi, “Çocuklar anasız babasız büyür ama devletsiz yaşanmaz…”

Bizim devletimiz hasta kocasına bakıyor diye karısına maaş, hasta ya da engelli evladına bakıyor diye hem çocuğuna hem de anasına maaş, ana babaya bakana maaş, toruna bakan ebe ve ninelere maaş, numaradan boşanan kadınlara da maaş bağlıyor.

Bu kadar güzelliğin yanında sigortasız çalışanlar var. Köylerde tarımsal çalışan işçiler var, sigortaları ve sosyal güvenceleri yok. Asgari ücretle ev kirası, çocukların eğitim masrafları, aile geçindirmek zorunda olanlar ve bir de çok az emekli maaşı ile geçinmek durumunda kalanlar. Özel sektörde ne kadar yüksek maaş alırsa alsın asgari ücretli gözüktüğü için emekli maaşına yansımalar var.

Bunların yanında bir de Amerika’da yaşananlardan endişelerim var. Sana ne Amerika’dan, diyenler olabilir. Yarın, “Koskoca Amerika gibi süper güç bir ülkeyi de kendinize benzettiniz, kalkışma ve darbeler Muz Cumhuriyeti ülkesi yaptınız” gibi bir suçlanma endişesinden korkularım var…

Hatırlayanlar için, 11 Eylül İkiz Kuleler de olduğu gibi!..

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

 width=