TOPLUM NE İZLERSE ONA MI DÖNÜŞÜR?

Ülkemizde gece gündüz yayınlanan televizyon programlarında yaşama dair her şeyi bulmak mümkün. Ama ne bulmak…

TOPLUM NE İZLERSE ONA MI DÖNÜŞÜR?
Yazar : Tarih : Okunma : 52 views Yorum Yap

Ülkemizde gece gündüz yayınlanan televizyon programlarında yaşama dair her şeyi bulmak mümkün. Ama ne bulmak…

Son 20 yıldır şiddet ağırlıklı haberlerin arttığı medyamızda, reyting uğruna yayınlanan programlara baktıkça hayretler içinde kalıyorum.

Özellikle kış mevsiminde gece gündüz evde vakit geçirmelerin arttığını düşünürsek, insanların en büyük eğlencesi televizyon programları ve diziler diyebiliriz.

Herhangi bir dijital platforma üyelik yoksa, yabancı kanallara da ilgi ve dil bilgisi yeterli gelmiyorsa, vay halinize sayın seyirciler!

Toplumun şiddet ve kavgadan ibaret olduğunu düşündüren yapımlar o kadar fazla ki…

Bu tür yapımların yayından kaldırılmasını istediğinizde: ’Toplumda daha beter şeyler oluyor. Esra Erol’un ya da Müge Anlı’nın programlarına bakın, dizilerden daha beter hayatlar var.’ diyen ilgili kişilerin sayısı bir hayli fazla.

Özellikle, son yıllarda artan psikolojik diziler de insanların dikkatini daha çok acıklı hikayeler ve dramalar üzerinde yoğunlaştırıyor. Sözde psikolojik farkındalığı arttıran ama mutsuzluktan beslenen tüm senaryolar, izleyenleri mutsuzluğa daha da sürüklüyor.

Üstelik bu senaryolar hep yaşanmış gerçek hikayelerden uyarlanmış.

İnsan dehşete düşüyor.

Siyasi ve ekonomik konuları ele alan tartışma programlarının durumuna gelince; herkesin aynı anda konuştuğu, kimsenin dediğinin anlaşılmadığı, hatta basit konularda bile birbiriyle kanlı bıçaklı gibi kavga eden insanların her gün boy gösterdiği programlara denk gelmemek için kırk kanal atlamamız gerekiyor.

Geçenlerde toplum son yirmi yılda nasıl bu hale geldi diye soruyor ünlü bir köşe yazarı da.

Nasıl mı bu hale gelindi, bence bu konuda dördüncü kuvvet medyanın gücü çok etkili.

Medyayı kontrol eden güçler, algı yönetiminde inanılmaz ilerledi.

Sosyal medyanın da yaygınlaşmasıyla insanların birbirinden etkilenme durumu da iyice arttı.

Sonuç olarak, 90’ların neşeli ve sevgi dolu dizi ve filmlerinden, 2000’lerin kavgalı dövüşlü yapımlarının içine düşüverdik.

Bizler ekran karşısında izlemeye bile dayanamazken; programı yapanlar, dizileri çekenler senelerdir nasıl dayanıyor bilemiyorum. Ama bildiğim tek şey: her şey reyting için ve reytinge göre olmamalı. Program konuları çok daha farklılaşmalı. Izleyiciyi olumsuz etkileyecek konular rafa kalkmalı.

Herkese iyi günler dilerim.

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

İlk yorumu siz yazın

 width=