DOKTORLAR

İlkokulu bitirdim. İstanbul da girdiğim devlet okulunun yatılı sınavını kazandım. Sekiz yıl o okulda yedik, yattık, ders gördük. Çok cüzi bir ücret alıyordu o yıllarda devlet bizlerden. Sanırım okulda ki yabancı hocalara ödenen paranın fazlalığı, belki bizlerin de katkı yapma mecburiyetini doğuruyordu. Sonra Üniversite… Laboratuarlarda kullanılan onca ham madde, miyar hep devletçe karşılandı. Eczacı oldum. Düşündüm, diplomasını alarak toplum hizmetinde çalışmaya başlayan farklı mesleklerde ki binlerce genç, hep devletin katkısıyla bu süreci tamamlıyor. Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu bu Cumhuriyet, halkın fedakarlığıyla onca gencin eğitimine yatırım yaparak, ülkeyi, her anlamda gelişmiş kılma amacıyla bıkmadan bu yolu seçmiş.

DOKTORLAR
Yazar : Tarih : Okunma : 155 views 1 Yorum

Yatırım yapıyorsunuz, yetiştiriyorsunuz ve toplum hizmetine sunuyorsunuz. Ülkenin dişinden tırnağından artırarak ortaya çıkardığı çeşitli meslek çalışanları, artık “borçlarını” bu ülkeye ödeme heyecanıyla tüm özverilerini ortaya koymaya hazır hale geliyorlar.

Bazı meslek grupları, örneğin doktorlar öğrenim sürecinde en başarılı geçmişe sahip, çok yoğun ve uzun bir çalışma temposunu yaşayan öğrencilerden oluşur. İlkokuldan başlayan, genel olarak sınıfın hep en iyisi olan öğrenciler, yıllarını yıpratıcı bir tempoyla geçirirler. Uzman olanların çilesi daha 4-5 yıl devam eder. Nöbetler, sürekli ders çalışarak klinikte hasta muayeneleri, kısacası çok şeylerden mahrum zor bir dönem geçirirler. Nihayetinde otuzlu yaşlarda toplumla iç içe olduklarında haklı olarak çağdaş bir yaşamın gereksinimlerini karşılayacak maddi imkanları ve çalışma koşullarını talep ederler.

Kapitalist (sermaye) sistemi sömürü üzerine kurulmuştur. Emek üzerinden gelir ederek, gücü “para” ile simgeler. Oluşmuş sermaye sınıfı toplumu biçimler, sistemin devamını sağlayabilme adına toplum katmanlarının insanca yaşam isteği koşullarını, türlü bahanelerle sıkça onları birbirine düşürerek, hatta zor kullanarak sağlar. Gerekçesi çoktur. Her kavramın ardında aslında onların çıkarları yatar. Vatan, millet vs.vs.

“Giderseniz gidin” sözünü kolayca söylerler. Öyle ya toplum daima gizli işsizleri barındırır. Ortak mücadele bilincini taşımayan ya da kaybetmiş kitleleri bireysel çıkarlara yönelterek “ödüllendirirler”.Sana iş vereceğim vaadi, insanlık onurunu ezer geçer. Birbirine düşman farklı meslekler, bölgeler ülke bütünlüğüne tehdittir ama ne gam. Birleşmesinler de!

Ülke değerleri, toprakları, madenleri, işletmeleri, iyi yetişmiş uzmanları, hepsi satılık! Satın hepsini. İtiraz edeni kovun,”hain” deyin onlara. Bilin ki bir gün devran döner, bilin ki bir gün “emek” en yüce değer olur. Paranın sağladığı itibar “zahiri”dir, oysa bilgi “somut” saygınlığı getirir.

!4 Mart tıp bayramı, hekimlerin nezdinde tüm sağlık çalışanlarına kulu olsun.

Sağlıcakla kalın.

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

Yorumlar 1

  1. Mümtaz Başkaya diyorki:

    Her mesleğin saygınlığı vardır. Konuya sınıf ve emek çelişkisi olarak bakmada yarar var. Onurla yapılan her meslek üretim biçiminde belli bir yeri vardır. Kentlerde sokakları temizleyen çöpçüler görevlerini yapamaz hale getirildiğinde o kentlerde çok değil, iki üç haftada eğer müdahale edilmezse hayat durur. Sağlık da öyle doktorlar hastasını tedavi edemediği sürece bir ülkenin sağlığı altüst olur. Ama bu saygınlığı zedelememek ve insanları küçük görme aşamasına da getirmemek gerekir. Tıp eğitimi elbette zorlu süreç. Aslında bu her meslek için geçerli. Ben bu mesleği oldumsa, çok akıllıyım da ondan şişinmesi pek doğru değildir. Köyünde okul olmayan çocuğun yeri büyüdüğünde bellidir. Ülkemizde eğitimde eşitlik yoktur. Bu eğitimsizlik birçok kişiyi çok zeki olsa bile harcar. Bu harcamaları çok gördük. Ben doktorum, o halde çok akıllıyım diyenleri de çok gördük, görüyoruz…

 width=