BEYCESULTAN HÖYÜĞÜ VE HABİB-İ ACEMÎ

Yazar : Tarih : Okunma : 402 views Yorum Yap

Araştırmacı Yazar İbrahim Afatoğlu, “Denizli’nin Evliyaları ve Türbeleri” isimli araştırma kitabında Çivril’de bulunan evliyalara da yer verdi.

Beyce Sultan ve Habib-i Aceminin arkadaş olduğunu söyleyen Afatoğlu’nun işte yazısı:

Yazılı kaynaklarda da ikisi bir arada konu edilmektedir. Biz de bu yazıda ikisini de bir arada anlatmaya uygun bulduk. Beyce Sultan Türbesi; Çivril ilçe merkezine 6 kilometre uzaklıkta, Melhuş ve Kocayaka köyleri arasında, Beycesultan Höyüğü üzerindedir. Yapı özellikleri ile 14. yüzyıl Germiyanoğulları Beyliği mimari özellikleri göstermektedir. Yine, Çivril Mezarlığında olan Habib-i Acemî Türbesi de yapı tekniği ve plan özelliklerine bakılacak olursa, muhtemelen Anadolu Selçuklu Devleti’nin son zamanlarında, 14. yüzyılda, Germiyanoğulları Beyliği döneminde yapılmış olmalıdır.

Beyce Sultan ve Habib-i Acemî, 13. asrın ikinci yarısı ile 14. asrın ilk çeyreği arasında Çivril ve havalisinde yaşamış iki yakın arkadaşmış. Türkmen topluluklarla birlikte Çivril ve Çal ovalarının fethine bizzat katılmışlar ve Bizans’a karşı ön saflarda savaşmışlar. Kaynaklarda, Beyce Sultan’ın bir Selçuklu Beyi olduğu hususunda kayıtlara rastlanmıştır.

Fetih sonrası da vadinin hemen başında yer alan Çivril’e yerleşerek burayı iskâna başlatmışlar. Yöre kısa sürede şenlenmiş ve Türkmenlerle dolmuş. İki alperen ve gaziderviş, ziraatla da uğraşarak bu alanda yöre halkına önderlik etmişler. Nitekim Osmanlı kaynaklarında Çivril’de Habib-i Acemî adına bir çiftlik kaydı bulunmaktadır.

Savaş sonrası Beyce Sultan ve Habib-i Acemi, birer tekke açarak yöre halkının eğitimi ile uğraşmaya başlamışlar. Bu iki alperen ve gazi dervişin ünü kısa sürede Germiyan iline yayılmış. Sözleri dinlenen, nüfuzlu birer bilge kişiler olmuşlar. Etraflarında birçok mürit toplanmış. İki şeyhin o sırada Germiyan ilindeki diğer Türkmen şeyhleri ile de irtibat halinde olduğu görülmektedir. Yörenin önde gelen Horasan Erenleri bir araya gelir ve önderleri olarak gördükleri, Eskişehir’in Seyyidgazi İlçesi’ndeki Seyit Battal Gazi’nin Türbesi’ne ziyarete giderlermiş. İşte Hacı Bektaş-ı Velî Velayet-namesi ve Hacım Sultan Velayet-namesinde bu ziyaretler sebebiyle Beyce Sultan ve Habib-i Acemî’den bahsedilmektedir.

Hacı Bektaş-ı Velî halifelerinden Hacım Sultan, 1300’lü yılların başında, Uşak-Sivaslı ilçesine bağlı Hacım köyüne yurt edinmiş. Gösterdiği kerametlerle ünü kısa sürede çevrede yayılmış. Bundan dolayı da etrafında pek çok mürit toplanmış. Anadolu Erenleri o yıllarda muharrem ayının onuncu günü, Seyid Battal Gazi’nin Eskişehir-Seyidgazi ilçesinde bulunan türbesini ziyaret edip, kurbanlar keserlermiş. Beyce Sultan ve Habib-i Acemî’de Seyit Battal Gazi Türbesi’ni ziyarete giderlermiş.

Hacı Bektaş-ı Velî Velayet-Name’sine göre; Beyce Sultan ve Habib-i

Acemî, hazırlıklarını görüp Çivril’den yola koyulmuşlar. Banaz Çayı’nın şiddetinden dolayı karşıya geçememişler. Bu durum karşısında suyun akış şiddeti azalıncaya kadar beklemeye karar vermişler. Tam bu sırada onların bu hali Hacım Sultan’a malum olmuş. Yanına, has müridi Burhan Abdal’ı alarak yola çıkmış. Banaz Çayı geçidine vardığında, Beyce Sultan ve Habib-i Acemî ile birlikte diğer Horasan Erenlerini Banak Çayı’nın karşı kıyısında bekler halde bulmuş. Onlara niçin beklediklerini sormuş. Sel gelmesinden dolayı beklediklerini öğrenince, Beyce Sultan ile Habib-i Acemî’ye dönerek: ” Germiyan İl’inin olgun şeyhleri geçinmedesiniz, ulu seccadelerde oturmadasınız, yağlı kuyruklar yemedesiniz, el vermedesiniz, talipleri irşat etmedesiniz, ama bu sudan geçemiyorsunuz. Yarın kıyamet günü bunca müridi, muhibbi Sırat Köprüsü’nden nasıl geçireceksiniz?” demiş. Bu sözlerden sonra başındaki elifi tacı çıkarmış ve suya tutmuş. Su işaret ettiği yerden ikiye ayrılmış ve bütün Horasan Erenleri karşı tarafa geçmişler. Beyce Sultan ve Habib-i Acemî onun büyüklüğünü anlamışlar ve saygı göstermişler. Birlikte Seyit Battal Gazi Türbesi’ne ziyarete gitmişler.

admin (gencivrilgazetesi@hotmail.com) Websitesi

 width=